Aralık 12th, 2011
Toplum; kültür, yapı, ilişki, etkileşim gibi varlık ve süreçlerle, hep bu bir araya gelmenin sonunda ortaya çıkmış bir olgudur. Sosyal bilimler, toplumsal olay ve olgular, toplumsal varlıklar arasındaki ilişki ve ortak noktaları, doğuş ve yokoluşlarındaki, işleyiş mekanizmaları, ilkeleri ve düzenlilikleri ortaya çıkarmaya çalışır (Kongar, 2010: 26). Sosyal bilimler açısından bakıldığında örneğin sosyoloji, daha çok insanların ilişkilerini ve bu ilişkilerin nasıl ortaya çıktığını, ne yönde değiştiğini; sosyal antropoloji, bu insanların değerleri, inançları ve gelenekleri üzerinde odaklaşırken; sosyal hizmet, toplumsal refahı ve insanın iyi olma halini desteklemek ve geliştirmek için toplumun nasıl etkilenmesi gerektiği konularıyla ilgileni Toplumlar ancak kişilerarası, fakat tarihsel boyutu da bulunan ve bu nedenlerle karmaşık görüntüler kazanan ilişkiler içerisinde açıklanabilmektedir. Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler, Sosyal Sorunlar | No Comments »
Ağustos 30th, 2011
GİRİŞ
Sosyal hizmet disiplininde birinci düzey koruma, tüm bireylerin işlevselliğinin sosyal risklere karşı korunmasını gerektirmektedir. Bilindiği gibi bu düşüncenin makro düzeydeki dayanağını oluşturan “sosyal politika, bir ülkede yaşayan tüm bireyler için ancak özellikle de ayrı bir bakıma ve korunmaya gereksinimi olan nüfus grupları için koruyucu, güçlendirici, sosyal adaleti ve eşitliği sağlayıcı hizmetlerin bütünü olarak tanımlanabilir”. Sosyal politika, sosyal refah sistemlerinin oluşturulması, kapsamlı hizmetlerin sunulması ve bu yolla sosyal sorunların önlenmesiyle ancak gerçek anlamını bulabilmektedir. Ülkemizde yaşanmakta olan sosyal sorunlar; tüm diğer ülkelerde olduğu gibi, tarihsel perspektifte ekonomi, politika, sosyal bilimler etkileşiminin doğal bir parçası olagelmiştir. Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler, Çocuk Koruma Sistemi | No Comments »
Şubat 1st, 2011
Sosyal politika, sosyal hizmet mesleğinin bir disiplin olarak ortaya çıktığından beri her zaman bu mesleğin teorisi ve uygulamalarında yaşamsal bir değere sahip olmuştur. Çünkü sosyal politikanın sosyal gelişme, sosyal adalet, sosyal bütünleşme, bireyin iyi olma hali, toplumun iyi olma hali gibi hedefleri, sosyal hizmet disiplininde de öne çıkan ortak olgulardır. Bu yönüyle sosyal hizmet, açlık, yoksulluk, işsizlik, muhtaçlık, sosyal dışlanma gibi sosyal sorunları çözerek, bireylerin sıkıntılarının azaltılması, daha işlevsel hale gelebilmeleri misyonunu üstlenmiş bir meslektir.
Bu makalenin odağını, sosyal hizmet ve sosyal politika açısından sosyal sorunların belirlenmesi ve çözümü sürecindeki pozitif etkileşimlerin ortaya çıkartılması yollarının irdelenmesi oluşturmaktadır. Bu kapsamda, uzun yıllardır ihmale uğramış sosyal politika ve sosyal hizmet uygulamaları açısından, toplumsal düzlemde bir “sosyal hasar tespiti” yapmanın, sosyal alanın yeniden inşası bakımından her şeyin başlangıcı olacağı konusu tartışılacaktır. Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler, Sosyal Sorunlar | No Comments »
Ekim 12th, 2010
Günümüz sosyal dünyası çelişkiler, ikilikler ve gerilimlerle dolu bir arenayı ortaya sermektedir. Örneğin birçok gözlemci, küreselleşmenin yaşamlarımızdaki en zorlayıcı güç olduğunu ilan etmekte (Beck, 1992) iken, bazıları da küreselleşmenin, kendi kendine yettiği düşünülen toplumların temellerini çürüttüğünü iddia etmektedir. Genel olarak küreselleşme, Batı medeniyetinin dünyaya yayılması olarak görülmektedir.
Yirmi birinci yüzyılın başlarında, insanlık uygarlığı sosyal, bilimsel ve teknolojik gelişmeler açısından oldukça ileri bir noktaya ulaşmış olmasına karşın, toplumsal dengesizliklerin meydana gelmesini önlemeyi başaramamış olması en önemli sosyal sorunlara kaynaklık etmektedir. Sosyal hizmet mesleği bu sosyal yaraları sarmanın yanında, bireylerin, her zaman daha işlevsel olmasını, sorunlarının çözümlenmesini, streslerinin azaltılmasını amaçlayan bir disiplin ve meslek olagelmiştir. Sosyal hizmetin bütün müdahale yöntemleri, bireylerin ve ailelerin toplumdaki olanaklardan yararlandırılması, sosyal destek sağlanması, endişelerinin ve yalnızlık duygularının azaltılması ve sağlıklı baş etme mekanizmalarının kurularak, problem çözme becerilerinin kazandırılması ve sosyal uyumun gerçekleştirilmesini hedeflemektedir.
Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler | No Comments »
Eylül 1st, 2010
Bu bildiride, annesinin ekonomik yoksunluğu nedeniyle kurum bakımına alınan bir çocuğun sorunlarının çözümü sürecinde, ülkemizdeki mevcut kaynaklar ve sosyal hizmet uygulamaları çerçevesinde konunun mesleki açıdan nasıl ele alındığı karşılaşılan güçlükler ve konunun sosyal dışlanmayla ilişkisi bir olgu sunumu ile verilmeye çalışılmıştır. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde bile yaşanan ekonomik, sosyal krizlerle beraber yoksulluk sorunu yoğun biçimde varlığını hissettirmekte ve özellikle milyonlarca çocuğun sağlıklı gelişimini tehdit etmektedir. Bu süreçte ekonomisi güçlü olmayan ve tüm çocukları kapsayan, yoksulluğun etkilerini azaltıcı uygulamaları bulunmayan az gelişmiş ülkeler gibi ülkemizde de çocuk yoksulluğunun birçok olumsuz sonucu her gün medyada ve toplum gündeminde değişik biçimlerde yer bulmaktadır. Şenses (2003)’e göre yoksulluğun nedenleri arasında; “ekonomik büyüme ve ortalama gelir düzeyinin düşüklüğü, gelir dağılımının bozuk olması, hızlı nüfus artışı, hane halkı özellikleri, kırdan kente kontrolsüz göç, istihdam ve işsizlik, hane halklarının yaşamlarında karşılaştıkları ani gelişen olayların çözümlenememesi, ekonomideki yapısal uyum programlarının olumsuz etkileri, üretim yapısı, kamu harcamaları, enflasyon gibi değişik unsurlar sayılabilir.” Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler | No Comments »
Eylül 1st, 2010
Bu makalede çocuk koruma sisteminde, çocuk-odaklı ve aile merkezli bir yaklaşımla aileye genelci sosyal hizmet müdahalesinin kesişmesi ele alınarak; genel olarak göç, kentleşme, işsizlik, kentsel yoksulluk gibi makro düzeydeki yapısal etmenlerin korunmaya muhtaç çocukları ve ailelerini nasıl olumsuz etkilediği tartışılmaktadır. Çocuklar ve aileleri açısından; hangi gereksinimlerin karşılanamadığı, ne tür risk faktörlerinin ortaya çıktığı gözden geçirilerek sosyal dışlanmanın önünün kesilmesi bağlamında ailelerin güçlendirilmesi üzerinde odaklanılmaktadır. Çalışmada, yasal düzenlemelerdeki yetersizliklerden, çocuk politikalarındaki eksikliklerden hareket edilerek, ülkemizde risk altında yaşayan ‘tüm çocukların korunması’ açısından, önemli eksiklikler olduğu ve bu durumun çocuk yoksulluğunu, sosyal dışlanmayı önlemede yeni bir kavrayışın ortaya konulmasını gerektirdiği vurgulanmaktadır. Çocukların olumsuz yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefine ulaşılması, sadece ailelerin sorunları artık kronik hale geldikten sonra çocuklar hakkında kurumlara yapılan müracaatlarla değil, ancak hak-temelli bir kavrayışla olanaklı hale gelebilir. Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler, Çocuk Koruma Sistemi | No Comments »
Eylül 1st, 2010
İnsanlık uygarlığı akılalmaz bir teknolojik seviyeye ulaşmış olmasına karşın, yaşadığımız dünyadaki sosyal belirsizliklerinde bir o kadar arttığını söylemek yanlış olmayacaktır. Toplumsal yaşamda kendini gösteren çok değişkenli ve çok faktörlü sorunlar, toplumsal yapı değişiminden kaynaklanan sosyal sorunlar, bilimsel araştırma yapmayı daha yaşamsal bir öneme taşımıştır. Sosyal çalışma ve diğer sosyal bilimler toplum düzeyinde kendini gösteren sosyal sorunları, bilimsel yöntemlerle çözmeyi misyon edinmiş uygulamalı bir disiplindir. Sosyal sistemler olan aile, okul, dernek, çeşitli meslek grupları, siyasal partiler, din ve kültür vb. toplumsal kurumların kendi içinde ve birbirileriyle olan etkileşimlerinde hep sorunlar ve çözümler birlikte yer almaktadır. Sosyal sorunların çeşitlilik kazanması ve niteliğini değişmesi sosyal çalışma gibi sosyal bilimlerde daha çok araştırma yapılması gereksinimini gündeme getirmektedir. Araştırma yöntem ve tekniklerinin nasıl ve hangi kriterlere göre kullanılacağı, bilim dallarının neyi, nasıl ve neye göre araştıracağı “yöntembilim” (metodoloji)in konusudur. Çünkü metodoloji, bilimsel çalışmaların, nasıl yapılacağıyla ilgilidir. Continue Reading…
Posted in Sosyal Hizmetler | No Comments »
Temmuz 19th, 2010
Her ülke kendi toplumu ve geleceği için korunma gereksinimi duyan az ya da çok sayıdaki çocukları için gerekli koruma programları uygulamaktadır. Zamanla küçülen, zayıflayan ve parçalanan ailenin tek başına çocuğu koruyamadığı düşünülmektedir. Sosyal devlet, çocuğun korunmasında kamunun önemi ve rolünün daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Ailesi yanında korunamayan çocuklar için yeni bakım modelleri sunulmalıdır. Çocuğun, aile yanında bakım modeli, toplum-temelli bir çocuk bakımı modeli olarak çocuk koruma sistemi içinde önemli bir yer tutmaktadır. Birleşmiş milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuk koruma sisteminin çocuk bakım uygulamalarının en önemli uluslar arası yasal dayanağıdır. Çocuğun korunması açısından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk Medeni Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu önemli yer tutmaktadır. Türkiye’de bütüncül, kapsamlı ve tüm kurumların etkin entegre olduğu bir çocuk koruma politikasının var olduğunu söylemek olanaklı değildir. Continue Reading…
Posted in Çocuk Koruma Sistemi | No Comments »
Temmuz 15th, 2010
Ülkemiz son derece yoğun bir sosyal değişim sürecinden geçmektedir. Sanayileşmeyle birlikte kentlere yaşanan göçler sonucu hızlı nüfus artışı, işsizlik, gecekondulaşma, yoksulluk, aile çözülmeleri, suç oranlarında artış, madde bağımlılığı gibi sosyal sorunlarda aşırı artmalar meydana gelmiştir. Bu durum, sosyal hizmetler açısından yeni ihtiyaçlar ve yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Türkiye’de 1950 yılında nüfusun sadece % 18.7’si kentlerde yaşamakta iken 1997 yılında bu oran % 65 ‘ e yükselmiştir. Bu kentlere göç eden bu aşırı nüfus yoğunluğu oluşturan aile bireylere açısından bakıldığında, bu aile bireyleri birçok kurumun müracaatçısı durumundadırlar. Örneğin bakamayacakları kadar çocuk yapıp SHÇEK müracaatçısı, iş aramak için İşçi Bulma Kurumu müracaatçısı, sağlık sorunları için Sağlık kurumlarının müracaatçısı ve yoksullukları nedeniyle yardım almak için Kaymakamlıkların müracaatçısı durumundadırlar. Bilimsel literatür açısında bakıldığında bu aileler, “Çok Problemli Aileler” (Multi-Problem Family) olarak ele alınmaktadır. Continue Reading…
Posted in Kentleşme | No Comments »
Temmuz 15th, 2010
Bu çalışmada, temel değerlerinden birisi olarak her insanın üyesi olduğu toplum içerisinde gerekli katkıyı alabilmesini sağlamak olan sosyal hizmet mesleği perspektifinden, dünyada giderek artan “kentsel yoksulluk” sorununa İstanbul örneğinde değinilmektedir. Konunun kavramsal çerçevesi, kentleşme, kentlileşme, göç ve kentsel uyumsuzluğun nedenleri ve etkileri, Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul bağlamında ele alınmaktadır. Bu makalede, kentsel yoksulluk kavramının betimlemesi yapıldıktan sonra, İstanbul’da yoksulluk sorunda rol oynayan faktörler ele alınmakta, kent yoksulluğunun ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi de bu çerçevede değerlendirilmektedir. Tüm diğer büyük metropoller gibi İstanbul’da dünyayı saran küresel yoksulluktan etkilenen bir metropol görünümündedir. Bu çalışmada, kentsel yoksulluk probleminin gelişimi ve sebepleri üzerinde görüşler ortaya konmuştur. Genelden özele bir gelişim izlenmiştir. Önce dünya sonra Türkiye ve özelde de İstanbul’a inilmiştir. Continue Reading…
Posted in Yayınlanmamış Makaleler, Yoksulluk | No Comments »