Doç. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu- Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi

SOSYAL HİZMET UZMANI

Archive for the ‘Çocuk Koruma Sistemi’ Category

Bir Yetiştirme Yurdu Öyküsü Kitabı Yayınlandı

Cuma, Eylül 28th, 2012

Haziran 1990 tarihinde, Hacettepe Üniversitesi’nden sosyal hizmet uzmanı olarak mezun olduğumda, tabi ki 20 sene geçtikten sonra, yaşadığım şeylerin başımdan geçeceğini ve bu satırları yazacağımı, herkes gibi bende bilmiyordum… O sene, sanki İstanbul’da sonbahar, her zamankinden biraz daha sert geçiyordu. 2 Kasım 1998 tarihinde kış, bir sürü yuvanın bulunduğu Bahçelievler kampusüne, erkenden geliyordu. 7 yıllık bir mesleki deneyimim vardı, bundan sonra neler yapacak ve hangi mesleki, kişisel deneyimlere duçar olacaktım. Doğrusu çok merak ediyordum. Kasım 1998’in bir ikindi vakti, soğuk, ayazlı bir havada ilk kez gittim yurda. Her Türk, müdür olmayı çok sever nedense. Burada, çok uzun süre kalmayacağımı düşünüyordum; ancak zaman beni haksız çıkardı, 14 yıl bu yurtta müdür olarak görev yaptım. Çok ayazlı ve soğuk, 2 Kasım 1998 akşam yemeğinden sonra, o tarihte yurtta bulunan 50 çocukla, televizyon odasında toplantı yaparak görevime başladım. İstanbul gibi yerde,  Bahçelievler ilçesinde yurtla evimin arası 400 metrelik bir yürüyüş mesafesinde olması, şüphesiz daha ilk başta bana büyük bir avantaj sağlıyordu. Çok mutlu ve sevinçli;  üzüntülü ve sıkıntılı şekilde, yaşamımın yaklaşık 5000 gününde, evimle bu yurt arasında mekik dokuyacaktım. Bunun da henüz, böyle olacağını bilmiyordum. Ancak o gece İstanbul’un nemli ayazında eve dönerken, yurttaki kızlarımın mahzun duruşları, sessiz ve saygılı hallerinden, burada bir “sevgi zinciri” kurabileceğimi, sosyal hizmetin sıcaklığıyla, onların yaşamlarını birazcık olsun ısıtabileceğimi hissetmiştim. İşte uzun sürecek bu öykü, böylelikle başlamış oldu.

“Bir Yetiştirme Yurdu Öyküsü (1998-2012)” isimli kitap 2012 yılı Eylül ayında SABEV Yayınevi’nden çıkmıştır.

Türkiye’de Çocuk Sorunu ve Çocuk Yetiştirme Kitabı Tüm Kitapçılarda

Perşembe, Mart 1st, 2012

Çocuk yetiştirme konusuyla ilgili okuduğum yüzlerce kitapta, büyük bir eksikliği gözlemledim. Bu yaşamsal konuyla ilgili eksikliği belirlememde, mesleğim olan sosyal hizmetin eklektik yaklaşımı yolumu aydınlattı. Anne babalara, anahtar teslim 5 derste, 10 derste “çocuk yetiştirmenin sihirli formülleri”ni verme iddiası, bilimsel temelden uzak ve sığ bir kavrayışı ifade etmektedir. Çocuk yetiştirmeyi bir “bağımlı değişken” olarak düşünürsek; özellikle, ülkemizin sosyoekonomik sorunları kıskacında, ebeveynlerin iyilik hali, aile işlevselliği, alt beynimizin yaşamsal önemi, ülkedeki eğitim sisteminin yapısı ve en önemlisi de çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesini güçleştiren yapısal etmenler gibi konular, çok önemli “bağımsız değişkenler” olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocuk yetiştirme açısından, çocuğa dayatılan başarılı olmak, çok para kazanmak, çok iyi bölümlerde üniversite okumak, iyi bir işe girmek hedefleri, büyük ölçüde bireyselliği öne çıkartan ve başkalarıyla dayanışmayı ihmal eden, kapitalist girişimci insan modelini dayatıyor. Bu yüzeysel bakış açısı, insanın en önemli özelliği olan sosyal varlık olma ve başkalarıyla yaşama koşullarına uyum sağlama özelliğini yok sayıyor. İnsanın insanla yaşadığı gerçeği, toplumsal yaşamın insancıl niteliği bu bağlamda ortaya konulmalıdır. Nitekim Hegel, “İnsan, kendi çağının çocuğudur.” derken, bireylerin; kendi dönemlerinin sosyal, ekonomik, eğitsel ve tarihsel koşulları içinde yetiştiğini vurgulamıştır. Bu nedenlerle “çocuk yetiştirme”, sadece çocukla ve anne babayla sınırlı bir süreç olmaktan öte, çok farklı psikososyal ve sosyoekonomik dinamikleri olan, karmaşık ve çok sistemli bakış açısı ve kavrayışı gerektiren bir olgudur. Continue Reading…

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kurulması, SHÇEK Genel Müdürlüğü’nün Kapatılması Konusunun İrdelenmesi

Salı, Ağustos 30th, 2011

Sosyal hizmet disiplininde birinci düzey koruma, tüm bireylerin işlevselliğinin sosyal risklere karşı korunmasını gerektirmektedir. Bilindiği gibi bu düşüncenin makro düzeydeki dayanağını oluşturan “sosyal politika, bir ülkede yaşayan tüm bireyler için ancak özellikle de ayrı bir bakıma ve korunmaya gereksinimi olan nüfus grupları için koruyucu, güçlendirici, sosyal adaleti ve eşitliği sağlayıcı hizmetlerin bütünü olarak tanımlanabilir”. Sosyal politika, sosyal refah sistemlerinin oluşturulması, kapsamlı hizmetlerin sunulması ve bu yolla sosyal sorunların önlenmesiyle ancak gerçek anlamını bulabilmektedir. Ülkemizde yaşanmakta olan sosyal sorunlar; tüm diğer ülkelerde olduğu gibi, tarihsel perspektifte ekonomi, politika, sosyal bilimler etkileşiminin doğal bir parçası olagelmiştir. Continue Reading…

(Sosyal Dışlanma ve Sosyal Hizmet Sempozyumu, 12-14 Kasım, 2009, Başkent Üniversitesi’nde Poster Bildiri Olarak Sunulmuştur) Korunmaya Muhtaç Çocuklar Sorunu ve Sosyal Dışlanmanın Önlenebilmesinde Erken Müdahalenin Önemi

Çarşamba, Eylül 1st, 2010

Bu makalede çocuk koruma sisteminde, çocuk-odaklı ve aile merkezli bir yaklaşımla aileye genelci sosyal hizmet müdahalesinin kesişmesi ele alınarak; genel olarak göç, kentleşme, işsizlik, kentsel yoksulluk gibi makro düzeydeki yapısal etmenlerin korunmaya muhtaç çocukları ve ailelerini nasıl olumsuz etkilediği tartışılmaktadır. Çocuklar ve aileleri açısından; hangi gereksinimlerin karşılanamadığı, ne tür risk faktörlerinin ortaya çıktığı gözden geçirilerek sosyal dışlanmanın önünün kesilmesi bağlamında ailelerin güçlendirilmesi üzerinde odaklanılmaktadır. Çalışmada, yasal düzenlemelerdeki yetersizliklerden, çocuk politikalarındaki eksikliklerden hareket edilerek, ülkemizde risk altında yaşayan ‘tüm çocukların korunması’ açısından, önemli eksiklikler olduğu ve bu durumun çocuk yoksulluğunu, sosyal dışlanmayı önlemede yeni bir kavrayışın ortaya konulmasını gerektirdiği vurgulanmaktadır. Çocukların olumsuz yaşam koşullarının iyileştirilmesi hedefine ulaşılması, sadece ailelerin sorunları artık kronik hale geldikten sonra çocuklar hakkında kurumlara yapılan müracaatlarla değil, ancak hak-temelli bir kavrayışla olanaklı hale gelebilir. Continue Reading…

(Aile Araştırma Kurumu, Aile ve Toplum Dergisi, Cilt: 5, Sayı: 18, Temmuz-Ağustos-Eylül sayısında yayımlanmıştır) Türkiye’de Çocuk Koruma Sisteminin Genel Olarak Değerlendirilmesi

Pazartesi, Temmuz 19th, 2010

Her ülke kendi toplumu ve geleceği için korunma gereksinimi duyan az ya da çok sayıdaki çocukları için gerekli koruma programları uygulamaktadır. Zamanla küçülen, zayıflayan ve parçalanan ailenin tek başına çocuğu koruyamadığı düşünülmektedir. Sosyal devlet, çocuğun korunmasında kamunun önemi ve rolünün daha iyi anlaşılmasını sağlamıştır. Ailesi yanında korunamayan çocuklar için yeni bakım modelleri sunulmalıdır. Çocuğun, aile yanında bakım modeli, toplum-temelli bir çocuk bakımı modeli olarak çocuk koruma sistemi içinde önemli bir yer tutmaktadır. Birleşmiş milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocuk koruma sisteminin çocuk bakım uygulamalarının en önemli uluslar arası yasal dayanağıdır. Çocuğun korunması açısından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Türk Medeni Kanunu, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu önemli yer tutmaktadır. Türkiye’de bütüncül, kapsamlı ve tüm kurumların etkin entegre olduğu bir çocuk koruma politikasının var olduğunu söylemek olanaklı değildir. Continue Reading…