Doç. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu- Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi

SOSYAL HİZMET UZMANI

Kentleşme Sürecinde Ailelerin Sorunlarına Sosyal Hizmet Açısından Bakış

Temmuz 15th, 2010

Ülkemiz son derece yoğun bir sosyal değişim sürecinden geçmektedir. Sanayileşmeyle birlikte kentlere yaşanan göçler sonucu hızlı nüfus artışı, işsizlik, gecekondulaşma, yoksulluk, aile çözülmeleri,  suç oranlarında artış, madde bağımlılığı gibi sosyal sorunlarda aşırı artmalar meydana gelmiştir. Bu durum, sosyal hizmetler açısından yeni ihtiyaçlar ve yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Türkiye’de 1950 yılında nüfusun sadece  % 18.7’si kentlerde yaşamakta iken 1997 yılında bu oran  % 65 ‘ e yükselmiştir. Bu kentlere göç eden bu aşırı nüfus yoğunluğu oluşturan aile bireylere açısından bakıldığında, bu aile bireyleri birçok kurumun müracaatçısı durumundadırlar. Örneğin bakamayacakları kadar çocuk yapıp SHÇEK müracaatçısı, iş aramak için İşçi Bulma Kurumu müracaatçısı, sağlık sorunları için Sağlık kurumlarının müracaatçısı ve yoksullukları nedeniyle yardım almak için Kaymakamlıkların müracaatçısı durumundadırlar. Bilimsel literatür açısında bakıldığında bu aileler, “Çok Problemli Aileler”  (Multi-Problem Family) olarak ele alınmaktadır. Continue Reading…

Sosyal Hizmet Perspektifinden Kentsel Yoksulluk Sorunu

Temmuz 15th, 2010

Bu çalışmada, temel değerlerinden birisi olarak her insanın üyesi olduğu toplum içerisinde gerekli katkıyı alabilmesini sağlamak olan sosyal hizmet mesleği perspektifinden, dünyada giderek artan “kentsel yoksulluk” sorununa İstanbul örneğinde değinilmektedir. Konunun kavramsal çerçevesi, kentleşme, kentlileşme, göç ve kentsel uyumsuzluğun nedenleri ve etkileri, Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul bağlamında ele alınmaktadır. Bu makalede, kentsel yoksulluk kavramının betimlemesi yapıldıktan sonra, İstanbul’da yoksulluk sorunda rol oynayan faktörler ele alınmakta, kent yoksulluğunun ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi de bu çerçevede değerlendirilmektedir. Tüm diğer büyük metropoller gibi İstanbul’da dünyayı saran küresel yoksulluktan  etkilenen bir metropol görünümündedir. Bu çalışmada,  kentsel yoksulluk probleminin gelişimi ve sebepleri üzerinde görüşler ortaya konmuştur. Genelden özele bir gelişim izlenmiştir. Önce dünya sonra Türkiye ve özelde de İstanbul’a inilmiştir. Continue Reading…

(2009 Yılı, H. Ü. Sosyal Hizmetler Bölümü, Toplum ve Sosyal Hizmet, Cilt: 19, Sayı: 2’de yayımlanmıştır) Sosyal Çalışma Ve Çocuğun İyilik Hali

Temmuz 15th, 2010

Çocuğun iyilik haline ulaşılması, onun ihmalden kötü muameleden uzak ve tam güven içerisinde bulunması anlamına gelmektedir. Bu durum, çocuğun temel gereksinimleri olan, gerektiği şekilde beslenme, desteklenme ve teşvik edilme, cesaretlendirme ve uygun bir sosyal çevrede büyüme ve gelişmesinin olanaklı hale getirilmesini gerektirir. Gelişmiş ülkelerde ebeveynlerin yeterince iyi anababalık yapabilmeleri için çocuk refahı hizmetleri sunan kurumlar tarafından desteklenmesi, çocukların optimal gelişim olanaklarına sahip olabilmeleri, duygusal doyum sağlayabilmeleri ve sağlıklı, bağımsız bireyler olarak yaşayabilmeleri için neredeyse limitsiz, sınırsız sayılabilecek gereksinim-temelli düzenlemeler bulunmaktadır. Aşağıdaki çalışmada, çocukların iyilik halinin desteklenmesi, sağlıklı bireyler olarak büyüyebilmeleri, yaşam kalitelerinin arttırılması için sağlanabilecek kaynaklar, zorluklarla baş edebilmeleri konularında sosyal çalışmacının ne tür çalışmalar yapabileceği konuları değerlendirilmektedir. Continue Reading…

Sosyal Hizmet Bakışıyla Yaşamın Anlamına Bir Yorum

Temmuz 13th, 2010

Arkamızda ne bıraktığımızdan ve ileride ne olacağımızdan çok daha önemlisi kendi içimizde olup bitenlerdir (Ralph Waldo Emerson)

Modern zamanlara ulaşan birey, insan-doğa çelişkisini biraz daha fazla çözerek yüksek bir teknoloji noktasına ulaşmış olmasına karşın; aile ve yakın sosyal çevrenin geleneksel koruyucu sığınağından uzak kalmıştır. İnsan-insan çelişkisini bütün çıplaklığıyla yaşayan bireyler, tek başına ve korunaksız kaldıkları düşüncesine daha çok kapılarak, tekinsiz bir postmodern çağı, enselerinde hissetmeye başlamışlardır. Psikoloji, sosyal hizmet ve sosyolojinin bilgi temelleri, kanıtlanamaz ve olgusal bilgi haline ulaşamayan önermelerden ve değerlerden oluşur. İnsan doğası iyi midir, kötü müdür? yoksa Rousseau’nun dediği gibi, her insan melek doğmuştur da toplum mu bireyi bozmuş ve dejenere etmiştir. Fazlaca gelişmiş bir modern yaşamın nimetleriyle külfetlerini birlikte yaşayan insanoğlu, bu sürgünlüğün bedelini modern zamanlarda adeta patlama yapan, ruhsal bozukluklarla öder (Sayar, 2011). Continue Reading…

Sosyal Çalışma Disiplini Ve Araştırma-1

Temmuz 13th, 2010

21. yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız dünyada, toplumsal yaşamda süregelen karmaşık sorunlar, insanın kendisinden ve toplumsal yapıdaki değişim sürecinden kaynaklanan sosyal sorunlar, bilimsel araştırmaya olan gereksinimi kat be kat artırmıştır. Sosyal çalışma da diğer sosyal bilimler gibi ortaya çıkan sosyal sorunları, kendine özgü bilimsel teknik ve yöntemlerle çözmeye soyunmuş olan uygulamalı bir çalışma alanı ve disiplindir. Toplumsal yapının en küçük ve temel birimi olan insanların birbiriyle olan ilişkilerinin altında iletişim ve etkileşim yatmaktadır. Bireylerden yola çıkılarak, giderek sayıca artan ve daha karmaşıklaşan toplumsal sistemler olan; aile, okul, dernek, çeşitli meslek grupları, siyasal partiler, din ve kültür vb. toplumsal kurumların kendi içlerinde ve birbirileriyle olan etkileşimlerinde hep sorunlarla çözümler iç içedir. Continue Reading…

Sosyal Alanda Yaşanan Kavram Kargaşasının Çözümü İçin Bir Katkı

Temmuz 13th, 2010

Dost pervasız, felek acımasız, zamanın da dur durağı yok dert çok, dert ortağı yok, düşman kuvvetli, talih düşkün… (Fuzuli)

Social work (sosyal çalışma) bir meslek ve uygulama alanını tanımlarken, social services (sosyal hizmetler) ise devletin kamu ve özel sektör eliyle sunduğu; sosyal refah, sağlık, eğitim, belediyelerin faaliyetleri, adalet, rehabilitasyon hizmetleri, konut, sosyal güvenlik, eğlence ve boş zaman etkinlikleri vb. çok geniş alanda hizmetlerin genel ifadesidir. Esasında sosyal çalışma, sosyal hizmetler alanında etkinliklerde bulunan mesleklerden sadece birisidir. Örneğin sağlık hizmetleri alanında, esas meslek “tıp” ve doktorlardır. Sosyal çalışma ise tıbbi alanda sağlık hizmetlerinin planlanması, uygulaması, yaygınlaştırılması, adil dağıtımı, bireylerin bu hizmetlerden en yüksek seviyede yararlanması, hasta hakları ve bireylerin iyilik halinin desteklenmesi anlamında tıp mesleğine katkılarda bulunan disiplinlerden sadece bir tanesidir. Continue Reading…