Doç. Dr. İsmet Galip Yolcuoğlu- Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi

SOSYAL HİZMET UZMANI

Sosyal Çalışma Disiplini Ve Araştırma-1

21. yüzyılın ilk çeyreğini yaşadığımız dünyada, toplumsal yaşamda süregelen karmaşık sorunlar, insanın kendisinden ve toplumsal yapıdaki değişim sürecinden kaynaklanan sosyal sorunlar, bilimsel araştırmaya olan gereksinimi kat be kat artırmıştır. Sosyal çalışma da diğer sosyal bilimler gibi ortaya çıkan sosyal sorunları, kendine özgü bilimsel teknik ve yöntemlerle çözmeye soyunmuş olan uygulamalı bir çalışma alanı ve disiplindir. Toplumsal yapının en küçük ve temel birimi olan insanların birbiriyle olan ilişkilerinin altında iletişim ve etkileşim yatmaktadır. Bireylerden yola çıkılarak, giderek sayıca artan ve daha karmaşıklaşan toplumsal sistemler olan; aile, okul, dernek, çeşitli meslek grupları, siyasal partiler, din ve kültür vb. toplumsal kurumların kendi içlerinde ve birbirileriyle olan etkileşimlerinde hep sorunlarla çözümler iç içedir.

Sosyal sorunların artması ve bunları çözmeyi misyon edinmiş sosyal çalışma vb. disiplinlerde daha çok araştırma yapılması gereksinimini ortaya çıkarmıştır. Araştırma yöntem ve tekniklerinin nasıl ve hangi kriterlere göre kullanılacağı, bilim dallarının neyi, nasıl ve neye göre araştıracağı “yöntembilim” (metodoloji) kavramında ifadesini bulmaktadır. Metodoloji, bilimsel çalışmaların, nasıl yapılacağını konu edinmiştir.

Toplumbilimlerin kapsamına giren konular insanlık tarihi ile başlar. Ancak, bunların bilim dalı olarak ele alınması olgular arasında değişmezlik, kesinlik kurulması, bir takım yasalara, genellemelere ve en önemlisi de kuramlara ulaşılması çok da kolay olmadığından toplumsal bilimlerdeki ve özellikle, sosyolojinin bir bilim dalı olarak gelişmeye başladığı, asıl gelişmelerin 19. yüzyılda meydana geldiğini söylemek olanaklıdır.

Grekçe de “loji” sözcüğü bilim karşılığında kullanılmakta olup psikoloji, filoloji, antropoloji sözcükleri birer bilim dalını belirtmektedir. Bilim, en geniş anlamıyla sistematik bilgi kümesidir. Görgül ve nesnel bir konusu olan, aralarında mantıksal ve olgusal ilişkilerin bulunduğu dizgeli bir bilgi birikimi ya da bilgiler bütünüdür (Aziz, 2008: 3).

Tarihsel gelişim içerisinde bilim dalı olma niteliği kazanan ilk bilim dalı matematiktir. Matematik bilimindeki kavramlar, somut gerçeklerden yoksun olan soyut önermelerden oluşmakta olup, yöntemi tümdengelim’dir. Genelden özele giderek, bilimsel sonuçlara varılır. Buna paralel ortaya çıkan mantık biliminde de “kıyas” yöntemi kullanılarak, öncül önermelerden yola çıkılarak bir takım çıkarımların doğruluğunun ve geçerliğinin koşulları ortaya konulmaya çalışılır. Bu dizgesel gelişmeler sürecinde ortaya çıkan “pozitif” (positive-olumlu) bilim, olguların gözlenmesi ile yeni genellemelere ulaşmak ve tümevarım yöntemiyle yeni çıkarımlarda bulunmak hedeflenir. Tek tek olgular ve olgular arasındaki ilişkiler incelenerek, genellemelere ve yeni çıkarımlara ulaşılma çabası öne çıkar.

Auguste Comte (1798-1857), toplumbilimin temelini atan Fransız düşünür olarak, toplumda iki düzen olduğunu savunmuştur. Bunlardan biri, “statik” yani toplumun tüm kurumları; ikincisi ise “dinamik” düzen olan toplumun gelişimidir. Ondan sonra, yine bir Fransız düşünür Emile Durkheim (1859-1917), fizik biliminin yöntemlerini sosyal bilimlere uygulayarak, “toplumsal olgu” (fenomen) kavramını ortaya atmış, bu kavramdan hareket ederek toplumsal ilişkileri açıklamaya çalışmıştır. Günümüzde de geçerli olan sosyal bilimlerdeki kavramlardan en önemlisi olan bu terime göre, bir toplumsal olgunun nedeninin başka bir toplumsal olgu olduğu gerçeğidir. Bir başka deyişle, toplumdaki olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi vardır. Sosyal bilimlerin konusu da var olan bu neden-sonuç ilişkilerini araştırmak ve açıklamaya çalışmaktır  (Karasar, 1985).

Her bilimsel disiplin gibi sosyal çalışmanın da kendine özgü bir dili yani “jargon”u vardır. Jargon, sözcüğü Fransızca kökenli olup beli bir bilim dalında kullanılan, kendine özgü özellikleri olan kavram ve deyimleri kapsamaktadır. ‘Çocuğun yararı’, ‘çocuğun iyilik hali’, ‘ailenin iyilik hali’ ‘yaşam kalitesinin artırılması’, ‘bireyin gereksinimleri’ gibi kavramlar bu jargona örnekler olarak gösterilebilir.

Sosyal çalışma mesleğinin, belli bir amaca ulaşmak için tutulan düzenli yol, sistem ve usul olan, kendine özgü “yöntemleri”; müracaatçı sistemleri yararına olumlu sonuçlar elde etmek için kullandığı araçları olan “teknikleri” vardır. Mesleğin kullandığı teknik de, belli bir amaca kısmen, doğrudan ya da dolaylı olarak ulaşma amacı söz konusudur. Bütün bilimlerde araştırmaların temel kavramı olan “olgu”, yaşam boyunca doğrudan gözlemlenebilen ya da algılanabilen nesnel gerçeklikleridir.

Bir sonuca varabilmek için gerekli ilk bilgi olan “veriler”, henüz işlenmemiş kanıtlar olarak, sosyal çalışma alanında araştırmalar yapmak için gerekli olan, gözlenen, yazılan, kaydedilen her şeydir. Veri, anlam çıkarmada veya sonuca varmada kullanılan nicelikler, olaylar, kanıtlar veya sayı kümeleridir. “Olgusal veriler”, kişisel yargılardan bağımsız olarak vücut bulan, herkesin üzerinde anlaşabildiği türden gözlenebilir ölçütleri olan gerçeklerdir. İnsanın yaşı, cinsiyeti, eğitim durumu gibi gerçekler, olgusal verilere örnek olarak gösterilebilir. Olgusal veriler, nesnel sağlamlığı en yüksek kararların dayanağıdır. Öznel ve yoruma açık olan “yargısal veriler”, psikoloji, sosyal çalışma gibi alanlarda sıkça kullanılan örneklerdir. Söz gelimi; tutum, başarı, görüş, kişilik, yaşam niteliği gibi konular buna örnektir.    

Tartışma Ve Sonuç

Bilim dalları ve disiplinler o alanda yapılan araştırma, kuram, model ve yaklaşım geliştirme; keşfetme-betimleme ve en önemlisi “ölçme” yoluyla gelişir. Bilim, olgular dünyasında tutunulabilecek kavramsallaştırmaları arama yolculuğudur.

Kant’ın deyişi ile kavramsız olgu kör ve olguya dayanmayan kavram boştur. Bilim, bu iki unsurun karşılıklı etkileşimlerini içeren uzun soluklu bir süreçtir. Bilim, düzenli, sistematik ve organize bir bilgi bütünü ve güçlü bir düşünme yöntemidir. Bilim felsefesi ise, konu ve amacına uygun olarak, eleştirel ve analitik bir düşünme çabasına dayanmaktadır. Günümüzden 300 yıl önce yaşayan Francis Bacon, “Bilgi, güç kaynağıdır” demiştir.

Sanayileşme ve kentleşme ile yoğunlaşan sosyal sorunlara bir çare olarak ortaya çıkan sosyal çalışma bir disiplin ve uygulamalı bir meslektir. Ülkemizdeki tarihi (1965 yılından buyana) sadece 43 yıldır. Tomanbay (1999: 1)’ın belirttiği gibi;

“Ülkemizde bu mesleğin yapılanması tamamlanmamıştır. Sosyal çalışma, ülkemize özgü toplumsal yapı, kültür, ekonomiye hükmeden politika ve tarihsel dönemin gereği olan sorunların oluşturduğu dörtlü değişkenin harmanında temel bir yapılanmaya kavuşmalıdır. Ancak, Türkiye’de bu tartışmalara henüz başlanamamış, bilimsel tartışmaların sonuca götüren doğası ve lezzeti ve sosyal çalışmacıları sarmalayamamıştır. Bunun nedenleri; tartışma yapacak ortam yaratılamamakta, buna altyapı oluşturacak kaynak birikimi yetersiz kalmaktadır. Tartışmayı alevlendirecek yayın yoktur. Mevcut yayınlara ilgi zayıf düzeydedir”.

 Ayrıca, tartışmaya kaynaklık edecek uygulamalar yazılı hale getirilerek bilimin kullanımına sunulamamakta; akademisyenlerde uygulamadakilere bu yönde yol gösterecek ve süpervizyon sağlayacak fedakarlığı kendilerinde bulamamaktadırlar. Mesleği sırtlayanlar bu tartışmaları başlatacak ve sürükleyecek “meslektaşlık” becerisine ve bunun gerektirdiği sorumluluk ve rolleri sergilemeye ulaşamamışlardır. Oysa meslektaşlık, etik ilkelerin en başta gelen ögesidir.

Bütün bunlardan da öte ve aslında en önemlisi de İngiltere’deki üniversitelerde 100’den fazla “sosyal çalışma” bölümü ve 100 binden fazla sosyal çalışmacı var iken; aynı nüfusa sahip ülkemizde sadece birkaç bölüm ve sadece 1.500 sosyal çalışmacının bulunması gerçeğidir. Bu sonuca yol açan akademisyenler, politika yapıcılarının böylesine önemli bir çalışma alanını ihmal etmiş olmaları da başlı başına bir araştırma konusu oluşturmuyor mu?

Kaynakça

Acar, B. Yüksel ve Acar H. (2002). Sistem Kuramı- Ekolojik Sistem Kuramı ve Sosyal Hizmet: Temel Kavramlar ve Farklılıklar. Toplum ve Sosyal Hizmet Dergisi, H.Ü. SHYO Yayını, Cilt:13, Sayı 1, 2002:29-35.

Adams, R. (2003). Social Work And Empowerment. Third Edition, BASW, Practical Social Work.

Altunışık R., Coşkun, R., Bayraktaroğlu, S., Yıldırım, E. (2005). Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri. SPSS Uygulamalı. Sakarya Üniversitesi, İİBF. Dördüncü Basım.

Ashman, Kirst K. ve Hull, G. H (1999). Understanding Generalist Practice. Chicago: Nelson Hall Publisher,

Aziz, Aysel. (2008). Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntem ve Teknikleri. Nobel Yayın Dağıtım Ltd. Şti, Mayıs, 2008 Ankara.

Balcı, A. (2006). Sosyal Bilimlerde Araştırma: Yöntem, Teknik ve İlkeler. Pegem A Yayınları, 6. Baskı, Ankara,

Barker, R. L. (2003). The Social Work Dictionary. Silver Spring,  Md: NASW Press. 

Buğra, A., Keyder, Ç. (Derleyenler). (2006). Sosyal Poitika Yazıları. İletişim Yayınları, Yayın No: 9.

Büyüköztürk, Şener. (2005). Sosyal Bilimler İçin Veri analizi El Kitabı. Pegem Yayıncılık, 5. Baskı, Temmuz, 2005 Ankara.

Cılga, İ. (2004). Bilim ve Meslek Olarak Türkiye’de Sosyal Hizmet. Ankara, H.Ü SHYO Yayını.

Creswell W. J. (1994). Research Design: Qalitative and Quantitative Approaches. Sage Publications.

Duyan, V. (2003). Sosyal Hizmetin İşlev ve Rolleri. Toplum ve Sosyal Hizmet, Ankara: H.Ü. Sosyal Hizmetler Yüksekokulu Yayını. 14(2):1-22.

Karasar, N. (1984). Bilimsel Araştırma Yöntemi. Hacettepe Taş Kitapçılık.

Kongar, E. Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği. Remzi Kitabevi, 1981.

Koray, M. (2000). Sosyal Politika. Ezgi Kitabevi, Bursa.

Sencer, M. ve Sencer, Y. (1978). Toplumsal Araştırmalarda Yöntembilim. Ankara: Todaie Yayınları, No:172.

SPSS Uygulamalı Çok Değişkenli İstatistik Teknikleri. (2008). Editör, Şeref Kalaycı. Asil Yayın Dağıtım Ltd. Şti, 3. Baskı, Ankara.

Yazıcıoğlu, Yahşi., Erdoğan, Samiye (2007). SPSS Uygulamalı Bilimsel Araştırma Yöntemleri. Detay Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara, 2007.

One Response to “Sosyal Çalışma Disiplini Ve Araştırma-1”

  • free hosting diyor ki:

    …For further Information click here…

    [...]Excellent weblog right here! Additionally your site quite a bit up very fast![...]…

  • Leave a Reply

    *
    Bu bir spamlara karşı koruma yazılımıdır, resimde gösterilen güvenlik kelimesi girilmelidir. Kelimeyi sesli duymak için resmi tıklayın
    Anti-spam kelimeyi duymak için tıklayın